Görüntüleme Yöntemleri

Görüntüleme Yöntemleri

Meme hastalıkları ve meme kanserinde görüntüleme ve amacıyla mamografi (MG), meme ultrasonografisi (USG), manyetik rezonans (MR) ve meme kanserinin evrelenebilmesi için Pozitron Emisyon Tomografi (PET-BT) tetkikleri kullanılır.

Bu yöntemler tarama, muayenede saptanan şüpheli alan için tanılama, kanser tanısı konmuşsa tümörün yaygınlığının incelenmesi ve en uygun tedavi seçeneklerinin belirlenmesi için kullanılır.

Mamografi, meme kanseri toplu taramalarında en geçerli yöntem olarak kabul edilmektedir.

Mamografi Hangi Sıklıkta Çekilmelidir?

  • 40-50 yaş arasında 1 veya 2 yılda bir mamografi çekimi yapılmalıdır.
  • 50 yaşından itibaren her yıl tekrarlanmalıdır.
  • Yüksek risk faktörleri olan kişilerde mamografik takibe daha erken başlanabilir.
  • Memede izlenmesi gereken bulgular mevcut ise, hekimin gerekli gördüğü aralıklarla mamografi çekilmelidir.

Mamografi cihazının çekim kalitesi önemlidir. İki yönlü olarak çekilmelidir.

Yoğunluğu yüksek memelerde duyarlılığı azdır. Mamografiyi rapor edecek olan radyoloğun yeterliliği önemlidir.

Mamografi düşük doz X-ışını kullanarak görüntü elde edilen bir yöntemdir. Kabaca memenin röntgen filminin çekilmesi olarak tanımlanabilir.

Hekim tarafından fizik muayene edildikten sonra teşhis için bazı ek tetkikler gerekebilir. Meme için yapılan ek tetkiklerin başında mamografi gelmektedir. Tüm görüntüleme ve tanı yöntemleri içinde meme kanserini en erken saptayabilen yöntem mamografidir.

Mamografi tetkikinde amaç, meme kanserinin mümkün olduğunca erken evrede saptanabilmesidir. Günümüzde bilinen standart mamografi yönteminin yanı sıra dijital mamografi teknolojileri de kullanılmaktadır.

Memenin 2 tabaka arasında sıkıştırılması ile çekilen mamografi, kadınlar arasında çok ağrılı bir yöntem olarak bilinir. Alanında yetkin ve tecrübeli bir radyoloji teknisyeni tarafından çekilen mamografinin, hiçbir zaman dayanılmayacak kadar ağrılı olmaması gerekir. Mamografiyi çeken teknisyenin bilgili ve tecrübeli olması, çekilen mamografinin kalitesi açısından da büyük önem taşır.

Mamografinin en önemli özelliği ise çok hassas bir teknik olmasıdır.

Meme Ultrasonografisi (US)

Dünyada meme cerrahları tarafından da yaygın bir şekilde manipülasyon amacıyla da kullanılan, ultrasonografi, bir tarama aracı olmayıp, acısız ve ağrısız bir yardımcı muayene yöntemidir. Ayrıca memede tespit edilen lezyonlara yapılacak hemen her girişim ultrasonografi eşliğinde yapılması önerilmektedir. Mamografi gibi bir kısıtlı kullanım alanı yoktur, sıkça uygulanabilir. Ancak, mamografiye bir alternatif değildir. Bilinmesi gereken en önemli nokta, memeye yapılacak her cerrahi girişim ve biyopsi işlemi ultrasonografi veya diğer bir görüntüleme aracı eşliğinde uygulanması gerektiğidir. Ultrasonografi eşliğinde yapılan her türlü işlemin hastayı “doğru yöne ve doğru tanıya” ulaştırdığı, bilimsel olarak kanıtlanmıştır.

Ultrason, ses dalgalarının farklı yansıması ile elde edilen görüntüleme yöntemidir. Elde tutulan küçük bir aygıt memenin üzerinde hafifçe gezdirilir. Bu sırada memeye ses dalgaları gönderilir. Yansıyan ses dalgaları bir ekran üzerine aktarılır. Farklı yansımalardan oluşturulan görüntüler ile memenin içindeki oluşumlar değerlendirilir.

Utrasonografide, mamografiden farklı olarak, kesitsel bir görüntüleme yöntemi söz konusudur. İnceleme sırasında dokular birbiri üzerine binmez ve buna bağlı olabilecek tanı hatalarının önüne geçilir. Meme dokusu yoğun olan kadınlarda memenin bir de US ile incelenmesi önerilir. Bu sayede mamografide meme dokusu tarafından örtülmüş küçük kanser odakları, ultrason incelemesiyle daha kolay saptanabilir.

  1. Radyasyon içermemesi nedeniyle ilk inceleme yöntemi olarak 35 yaşın altındaki tüm kadınlara,
  2. Radyasyon içermemesi nedeniyle hamile ya da emzirmekte olan kadınlara,
  3. Memede kızarıklık, şiddetli ağrı gibi enfeksiyon bulguları olanlara,
  4. Mamografiye ek olarak yoğun meme yapısı olan kadınlara,
  5. Mamografide veya fiziki muayenede şüpheli bulguları olanlara,
  6. Ek tümör odaklarını tespit etmek ve koltuk altını ve karşı memeyi değerlendirmek için meme kanseri saptananlara,
  7. Meme şikayeti olan erkek hastalara (gerekirse mamografi ile birlikte) önerilir.

Ultrasonografi tüm radyoloji tetkikleri içinde en çok deneyim gerektiren incelemelerden biridir. Özellikle meme görüntülemesinde ultrasonografi; özel deneyimi, tecrübesi ve eğitimi olan hekimler tarafından uygulanmalıdır. Meme görüntülemesinde özel deneyimi olmayan kişiler tarafından uygulandığında bazı bulguların gözden kaçması veya yanlış değerlendirilmesi mümkün olabilmektedir.

Meme MRG (Manyetik Rezonans Görüntüleme)

MR'da x ışınları yerine radyo dalgaları ve kuvvetli mıknatıslar kullanılır. Bilgisayar aracılığıyla bu dalgalar son derece detaylı bir görüntü haline getirilir. Mamografilerde bulunan kanserlerin veya meme kanseri riski yüksek alanların incelenmesinde kullanılabilir.

İşlem sırasında mevcut lezyonların değerlendirilmesi için gadolinyum adı verilen damar yoluyla verilen kontrast madde kullanılır.

Mamografiye yardımcı ve pahalı bir yöntemdir. Meme MR’nın incelemesi mutlaka bu konuda uzmanlaşmış bir hekim tarafından yapılmalıdır. MR’ın mamografiye bir üstünlüğü yoktur. Mamografi yerine MR çektirmek doğru bir yaklaşım değildir.

Kimlere, hangi durumlarda MR çekilmesi gereklidir?

  1. Silikon protez kullanılarak meme büyütme ameliyatı olmuş kadınlarda,
  2. Kanser şüphesi olan durumlarda biyopsinin yapılıp yapılmaması kararının verilmesinde,
  3. Meme kanseri saptanmış kadınlarda eğer korucu meme ameliyatı yapılacak ise birden fazla odak olup olmadığının araştırılmasında,
  4. Genç kadınlarda eğer meme dokusu çok yoğun ise mamografi yeterli bilgi vermiyorsa,
  5. Memede bir kitle saptanmış ise ve mamografi ve ultrasonda bir bulgu yok ise,
  6. Genetik olarak veya ailesel olarak meme kanseri riski yüksek kadınlarda,
  7. Koltuk altında bulunan lenf bezlerine kanser hücrelerinin atlayıp atlamadığının araştırılmasında,
  8. Memede daha önce yapılmış ameliyatlara ait yara dokusunun (skar dokusu) kanser olup olmadığının araştırılmasında,
  9. Silikon meme protezi kullanılmış kadınlarda silikonun hasarının araştırılmasında,
  10. Metastaz araştırılmasında kullanılabilir.

PET (Pozitron Emisyon Tomografi)

En yeni ve üzerinde halen araştırmalar yapılarak geliştirilmeye çalışılan kanser teşhis yöntemidir. Bu tetkikte radyoaktif atom bulunduran bir tür şeker kişiye enjeksiyon ile verilir. Kanser hücreleri diğer hücrelerden daha hızlı ürerler. Aktif hücrelerdir ve verilen radyoaktif maddeyi diğer hücrelerden daha önce ve hızlı tutarlar. Böylece özel bir kamera ile bu hücreler görüntülenebilir. Onkolojik hastalıkların tanı, evreleme ve tedavi sonuçlarının izlenmesinde kullanılan bir yöntemdir. Meme kanserinde ameliyat öncesi evreleme amacıyla, tedaviden sonra da nüks açısından değerlendirme amacıyla kullanılır.

Bu yöntem sayesinde aktif hücrelerin (muhtemel kanser hücrelerinin) yeri tespit edilir. Daha sonra tespit edilen bu hücreler farklı teknikler ile araştırılır, tanı konmaya çalışılır.

Kanserin yayıldığını düşünülüyor ancak nereye yayıldığını bilmiyorsa PET tetkiki yapılabilir. Ayrıca lenf bezleri alınmadan önce kanser kontrolü yapılması için de kullanılabilir.

Pet yöntemi hangi durumlarda kullanılır?

  • Vücudun başka bir yerine kanserin sıçrayıp (metastaz) sıçramadığının,
  • Lenf bezlerine kanserin yayılıp yayılmadığının,
  • Kemoterapi ve radyoterapi sonrasında tümörün ne durumda olduğunun araştırılması.

Pet, mamografi veya ultrason yerine kullanılmaz, meme kanseri tarama yöntemi değildir.

WhatsApp chat